Sayfalar

▼

ABDAL ile APTAL

Haziran 2015




● Abdal, (hali) değişen demektir, aptal değişmeyen, o nedenle ilki evrilir, ikincisi devrilir.

● Abdala malum olur, aptala bir şey olmaz.

● Aptal önemli olana değer verir, abdal değerli olana.

● Aptal hep haklı olmayı marifet bilir, abdal hep haklı olmamayı.

● Abdal nedene bakar, aptal sonuca, bu yüzden ilki ayılır, ikincisi bayılır.

● Kendine gelmek için aptal yerin sarsılmasına ihtiyaç duyar, abdal yüreğin sarsılmasına.

● Abdalın bizi yoktur, aptalın beni.

● Abdal us diye ısrar eder, aptal sus diye.

● Abdal anlar ve susar, aptal anlamaz ama yine konuşur.

● Aptal kendini bilmez başkasını bilir, abdal başkalarını bilmez kendini bilir.

● Abdal sorularıyla tanınır, aptal cevaplarıyla.

● Abdal durur ve düşünür, aptal düşünür ve durur, ne ki düşünen susar, duran susmak bilmez.

● Aptalın hâli bardağın içinde kaşık gibi durmaktır, abdalınki ise çayın içinde şeker gibi erimek.

● Abdal anlamak, aptal anlaşılmak ister, oysa ilkinin anlaşılmaya, ikincisinin anlamaya ihtiyacı vardır.

● Abdal düşünür uyuyamaz, aptal uyur düşünemez.

● Abdallar genellikle kördür, yani gözleri dünyaya kapalıdır, bu yüzden aptalların, yani gözü açıkların göremediklerini görürler.

● Abdal uzak görür yakın söyler, aptal yakın görür uzak söyler.

● Abdal mesud olmayı marifet bilir, aptal memnun olmayı.

● Aptal için başarmak önceliklidir, abdal içinse denemek.

● Aptala deki derler, abdala peki.

● Abdal sevdiğini beğenmek, aptal ise beğendiğini sevmek ister.

● Abdal bir fikrin tarafı olur, aptalsa taraftarı, o nedenle ilki savunur, ikincisi savrulur.

● Derin çelişkiler karşısında, abdal olan tarafsız kalır, aptal olan kayıtsız.

● Aptal bir oylamanın sonucunun oy birliği ile alınmasına sevinir, abdal oy çokluğu ile.

● İyiler aptal görünür, aptallar masum. Abdallara gelince, onlar görünmez.

● Abdala koltuğu, aptala kapıyı göster, ilki meşgul eder, ikincisi işgal eder.

● Abdal dünyadan kurtulmaya, aptal dünyayı kurtarmaya çalışır. En sonunda abdal kendine kavuşur, aptal dünyaya.

● Aptal yaptığından nadim olur, yere çöker, abdal tevbe eder, ayağa kalkar.

● Abdal olan güzelin peşinden koşar, aptal olansa çıkarın. Bu yüzden ilki acı çeker, ikincisi zarar eder.

● Güzel deyince aptalın aklına kadın gelir, kadın deyince abdalın aklına güzel.

● Abdal borçlu gibi sevdiğinden bedel ödemekten çekinmez, aptal ise alacaklı gibi sevdiğinden en küçük anlaşmazlıkta hacze gelir.

● Aptal zamanın ne olduğunu bilmez ama vaktin kaç olduğunu bilir, abdal zamanın ne olduğunu bilir ama vaktin kaç olduğunu bilmez.

● Abdal yaptığı kötülükten yapmadığı iyilikten pişman olur, aptalsa yaptığı iyilikten yapmadığı kötülükten.

● Aptal çoğu bulamadığı için üzülür, abdal azı bulduğu için sevinir. İlkinin nedeni hırs, ikincinin nedeni kanaat.

● Abdal sultanlardan uzak durur, aptal duramaz, o nedenle durmayı bilmeyenin yazgısıdır kullanılmak!

● Vazgeçmek için pes etmek gerekmez. Aptal yılınca pes eder, abdal yılmayacağını bildiği için vazgeçer.

● Abdal vasat değildir ama vasatta durmayı bilir, aptal ise vasattır ama vasatta durmayı bilmez.

● Abdal düşteyken uyarılınca uyanır ve utanır, aptal ise ne uyanır, ne utanır, sayıklamaya devam eder.

● Aptal çok kişiye az, abdal az kişiye çok değer verir, çünkü ilki ne verdiğini bilmez, ikincisi bilir.

● Aptal abdala aptal gibi davranır, abdal aptala abdal gibi.

● Abdal aptalın yanına düşse susar, ama aptal yine aptal aptal konuşmaya devam eder.

● Abdal abdalı bulunca susar, aptal aptalı bulunca aptal aptal konuşur.

● Dervişliğin şanındandır, abdal olan aptal olanı bağışlar.

● Abdal sözün hakikatinden etkilenir, aptal ise retoriğinden. Sen sen ol, aptal olma!

● Abdal sık ama yumuşak bir şekilde yere düşen kar taneleri gibi sükûnetle konuşur, aptal ise hınçla yağan sert dolu taneleri gibi öfkeyle.

● Maksadı ifade etmenin yolu üçtür: hakikat, mecaz, kinaye. Aptal hemen hakikatin üstüne atlar, abdal ise mecaz ve kinayenin ardına bakar.
● Aptal Batı'ya veya Doğu'ya, ya hayranlık duyar ya nefret eder, abdal ise ne hayranlık duyar, ne nefret eder, sadece anlamaya çalışır.

● Tanrı var mı?
      Teist: var (%100)
      Ateist: yok (%100)
      Agnostik: olabilir (%50)
Aptal yanıtları, abdal soruyu anlamsız bulur.

●  Bazı abdallar aptal, bazı aptallar abdal görünür. Abdal görünmek kolay, olmak zordur.


● Niçin etrafına bakınıyorsun ey talib, abdal da sensin, aptal da!



*OT Dergisi, Abdal ile Aptal, Haziran 2015



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder