12 Ekim 2003
1. Mesele etmek tabiri,
önemli veya lüzumlu olmadığı halde bir şeyle meşgul olmak, o şeyi takıntı
haline getirmek anlamında kullanılır. Mesele etmek, âmiyâne tabirle, bir şeyi
kafaya takmak demektir. Sözgelimi Amaaan sende mesele ettiğin şeye de bak veya O da her şeyi kendisine mesele ediyor gibi ifadelerle sözkonusu şeyin
önemsenmemesi, ciddiye alınmaması gerektiği söylenmek istenir. Kılı kırk
yarmak, titizlenmek, her şeyi ciddiye almak takıntılı olmakla eşdeğerdir ve
burada olumsuzluk kişiseldir, zira rahatsızlık mesele eden kimseyle
sınırlı olup başkaları sadece o kimsenin rahatsızlığından rahatsız olurlar.
Daha açıkçası insanlar bu tabiri kendileri için değil, başkaları için
kullanırlar. Bu bakımdan mesele etmekte eğer mutlaka bir olumsuzluk
aranacaksa, bu olumsuzluk başkalarınca görülen, öyle olduğu sanılan bir
olumsuzluktur.
Sonuç: Bir şeyi mesele edenler sevilmez, onlara acınır.
2. Mesele çıkarmak ise bir
şeyi mesele etmekten oldukça farklıdır. İlkinden farklı olan yönü, bir şeyi
mesele eden o şeyi sadece kendisi için mesele haline getirirken, mesele çıkaran
mesele ettiği şeyi başkalarının da meselesi haline getirir. Mesele çıkarmak,
bir bakıma ihtilaf konuları üretmektir, başkalarını taraf olmadıkları konularda
taraf olmaya zorlamaktır. O nedenle mesele çıkarmak ile gürültü
çıkarmak hep bir tutulur, zira gürültü o gürültüyü çıkarandan çok
başkalarını rahatsız eder. Nasıl ki gürültü, o gürültüyü çıkaran çocukları
rahatsız etmiyorsa, mesele çıkaran insanları da çıkardıkları meseleler umumiyetle
rahatsız etmez. Burada da başkalarının bakışı önplandadır. Çünkü mesele çıkaran
kişi için zaten mesele vardır, ortadadır, o meseleyi kendiliğinden çıkardığını
değil, olsa olsa ona işaret ettiğini, başkalarının dikkatini çektiğini düşünür.
Rahatsız olanlar, ona göre, gerçekten de hakikati görmemek için, hakikatten
rahatsız olmak için ciddi nedenleri bulunan eyyamcılardan ibarettir.
Sonuç:
Mesele çıkaranlar sevilmez, onlara kızılır.
3. Mesele edinmek ilk iki
duruma nisbetle daha farklı bir hâle delalet eder. Bir şeyi mesele edinen
kimselere acıma ve kızma duygularıyla yaklaşılmaz, aksine böyleleri belki
görünüşte suskunlukla karşılanırlar, görmezden gelinirler, bir şeyi mesele
etmekle, hatta mesele çıkarmakla dahi suçlanabilirler ve fakat bu vasıftaki kimseler
aynı zamanda gizli bir hürmet hissinin konusu olmayı da başarırlar, çokluk
şanslı biri olarak görülürler.
Acaba niçin?
Şunun için: Bir şeyi kendisine
mesele edinmiş olan kimse, sadece kendisine mesele edinecek bir şey
bulduğu için.
Evet, başka bir nedenden ötürü değil, sadece ama sadece hayatta
kendisine mahsus bir meselesi olduğu için. Mesele sahibi olmak, dâvâ ve iddia
sahibi olmakla eşdeğerdir de onun için.
Mesele sözcüğü Arapça سَأَلَ (istemek)
fiilinden türemiştir. Bu kök-anlamının geride kalıp sözcüğün dilenmek ve
soru sormak mânâları kazanmasının nedeni, ilkinde para, yiyecek vs.,
ikincisinde ise cevap istendiğinden dolayıdır. Nitekim سائل
soran/isteyen (=dilenci); مسؤل kendisinden sorulan/istenen; سؤال
ise soru/istek anlamına gelirken, مسئلة de kendisi sorulan/istenen şey
(=cevap) demektir.
Bir şeyi
mesele edinen kişi, o şeyi soru konusu kılmış demektir. Bir şeyi soru konusu
kılmak ise o şey hakkında cevap talep etmektir. Sorusu olan, cevap talep eden
kişi, sorusunun cevabını arayan, cevabı aranmaya değer bir sorusu olan,
kısacası cevabını bulmak için yola düşen kişidir. Soru sormak ya da cevap
istemek aramak ise şayet, o halde soran da arayandır.
Hâsılı, bir şeyi
mesele edinen kişi her ne ise o şeyin cevabını veya çözümünü aradığı için, ne
tuhaftır ki böyle yapmakla sadece bir şeyi kendisine mesele etmiş
olmakla kalmaz, başkalarına mesele çıkarmış da olur.
Sonuç:
Bir şeyi mesele edinenler sevilmez, onlara saygı duyulur.
Üç sınıf
insan da sevilmez ve fakat üçü de sırasıyla acıma, kızma ve saygı
türünden saldırılarla yaralanırlar.
Kimsenin kuşkusu olmasın ki acımanın
başlıca nedeni gaflet, kızmanın nedeni ihanet, saygının nedeni ise
mahrumiyettir. Çünkü bir şeyleri mesele edenler gaflet'in, o şeyleri
mesele edinenler mahrumiyet'in, mesele çıkaranlar ise ihanet'in
açığa çıkmasına yol açmış olurlar. Sevilmemeleri de bundandır.
Sözün
özü, meselesi olmayanlar herşey olabilirler ama adam olamazlar. Adam
olmak, mesele sahibi olmak demektir çünkü!

Takip et: @ducane

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder