13 Nisan 2018

Sonlanmak her başlangıcın yazgısı.

Yetkinliğe oranla başlangıçların ilkelliğinden, çiğliğinden, karanlığından dem vurmak da böylesi umutsuzlukların beslediği eski bir alışkanlık.

Başlangıç demek hem umut, hem hüsran demektir çünkü.

Öpmek özünde bir başlangıç edimidir, bir ilk adım, kendini başkalarına tanıtmanın en simgesel biçimlerinden, bu yüzden nesnesine göre değişmeyeceğini sananlar aldanır.

05 Eylül 2010

Bugenvil'i tanır mısınız? Tanımayanlar tanımalı, zira nasıl ki Boğaz'ın alâmeti erguvan ise, adalarınki de bugenvil'dir.

Çiçekleriyle, dallarıyla seyrine gönül dayanmaz güzelliktedir.

Bugenvil hakkında ilk elden bilgiler şöyle:

— "Mor, beyaz, pembe ve kırmızı renkte çiçekleri olan, tırmanıcı özellikte ve ağaçsı bir bitkidir. Güneşi sever.

25 Ekim 2008

Kendimin peşindeyim.

Kendimin, yani hakikatin.

Hakikatimin.

Tüm güçlü ve zayıf taraflarımla kendimin.

Yoldaşsız bir yolda. 

Tek kişilik bir yolda

Herkes gibi.

Yalınız.

Yürüyorsam düşe kalka, bil ki ısrarımdan.

Evet, kendimde ısrar ediyorum. Yolumda.

Israr etmek zorundayım.

O hâlde, sen ey çocuk, gülme, çaresizim.

Yaralıyım.

Kendimle aramdaki mesafeyi kapatmak zorundayım. Büyüklerim gibi. Büyüklerin gibi. Efendimiz gibi.

Ölmek zorundayım. Bir an önce.

28 Ocak 2013

Bundan böyle tanrı’nın adını daha çok duyacağız.

Ne ki kendimizi daha dindar veya daha dinsiz hissedeceğimizden ötürü değil, bilakis, hep olduğu gibi, bazılarımız kendilerini daha muktedir, daha mütehakkim, daha mütecaviz, bazılarımız ise daha çelimsiz, daha çaresiz ve daha yalnız bulacakları için.

Evet, tanrının adını, ama hemen yanısıra insanın da adını.

Biri olmadan diğeri asla kavranılamaz.

Birikim, Haziran

BİR

Yol bir aralıktır, başlangıç ve bitiş noktası arasında varsayılan bir mesafe, tamıtamına yürüyüşü olanaklı kılan bir zemin; ister istemez bir başlangıcının olması da bu yüzden, yanısıra özgül bir menzil, bir maksud, bir gayesinin de.

23 Eylül 2012

Bitimsiz bir devinimdir tahayyül. Durdurulmak istenir bu yüzden. Israrla, hatta öfkeyle. Bazen aklın kibirli ve tavizsiz kesinliğince, bazen duyuların kaba ve tahammülsüz katılığınca.İnsanın, özgürlüğüne en düşkün yetisidir. Ne tek başına duyuların gerçeklik kıskacıyla denetim altına alınabilir serkeşliği, ne de aklın sertçe önüne diktiği zorunluluk ve kesinlik bariyerleriyle. Kendi yasalarına uymaktan hoşnuttur. Karşısına çıkarılan engellerin gözünü korkuttuğu pek söylenemez.

Hürriyet, 7 Ağustos 2016

Bir siyasal ortaklık biçimi olarak Cumhuriyet, asla belirli bir toprak parçası üzerinde hasbelkader yaşayan insan kütlelerinin toplamından ibaret doğal bir şekilleniş değildir, aksine Cumhuriyet,

o toprak parçasının tamamını bir yurt,

o yurt üzerinde yaşayan nüfusun tümünü birer eşit ve özgür yurttaş,

o yurttaşların herbirini kendi yurtlarında kendi geleceklerini yine kendilerince belirlemeye ahdetmiş gerçek özneler haline dönüştürmeyi amaçlayan bir ortak iradenin ad
Yükleniyor